Türkiye
Soma: Acınız Acımızdır Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Salı, 20 Mayıs 2014 20:42

Son Güncelleme: Salı, 20 Mayıs 2014 20:45
 
Madımak Katliamı “insanlık suçu”, verilen karar ise insanlık ayıbıdır… Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Perşembe, 15 Mart 2012 00:52

Madımak Katliamı “insanlık suçu”, verilen karar ise insanlık ayıbıdır…

 

Bu kararın alınmasında rol oynayan hükümet ve yargı mensuplarına “Zaman aşımı ile neyi aşmayı planladıklarını” sormak istiyoruz ve haykırıyoruz: “Madımak Katliamı insanlık suçu, verilen karar ise insanlık ayıbıdır.


Bu karara ve yaklaşıma yabancı değiliz!

19 yıldır devam eden Sivas davası bugün 27. duruşmasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “zaman aşımı” bahanesi ile düşürüldü. Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde gerçekleştirilen Maraş, Malatya, Çorum ve Gazi katliamlarındaki hukuki süreçte de aynı sonuçlarla karşılaştık. Ülkemizde; maalesef “Tarihle yüzleşme” kavramını sadece gündem değiştirmek için kullanılan siyasi bir malzeme olarak gören zihniyet hâkim… Sanık avukatlarının Bakan ve milletvekili olduğu bir ülkede alınan sonuç, bizim adımıza şaşırtıcı değil. Fakat bu kararı verenler şunu bilmelidirler ki; zaman aşımı sadece yasalar için vardır, hafızalarımız ve vicdanlarımız için böyle bir kavram söz konusu değildir… Hele insanlık suçları için asla…

Sorun yasalarda değil, siyasi iradededir…

19 yıldır bu katliamla ilgili adaletin tescil edilmesini engelleyen tüm hükümetler ve bürokratlar bu işin suç ortağıdır. Madımak otelini yakanları bulmak için gizemli güçlere ve komplo teorilerine ihtiyacımız yok. Yakan da, yakılan da, hiç bir şeye müdahale etmeden bakanlar da toplumumuzun hafızasında çok net bir şekilde yer almaktadır. Bu katliamla yüzleşme konusunda sorun yasalarda değil, mevcut siyasi iradededir.

Polis sert müdahalesini kınıyoruz…

Katliam sırasında Madımak Oteli önündeki azgın kalabalığa müdahale etmeyen aynı güvenlik güçleri, amaçları sadece bu katliamı protesto etmek olan canlarımıza karşı oldukça sert bir şekilde saldırmıştır. 18. yılında Madımak oteli önünde yaşatılan sahnelerin benzerini Ankara Adliyesi önünde yaşatan bu faşizan saldırıları kınıyoruz ve bu tür baskıların bizleri hak arayışımızdan geri döndüremeyeceğini haykırıyoruz. Dersim Katliamı gibi yetmiş yıl sonra gelecek kuru bir özürle bu konun kapanacağını düşünenlere de yanıldıklarını göstereceğiz.   Adaletin er veya geç tesis edilmesi için bu davanın gerek ulusal gerekse uluslararası hukuki boyuttaki takipçileri olacağız.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Mart 2012 01:00
 
Sivas davasında zaman aşımına 8 gün kaldı Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 05 Mart 2012 20:45

 

Sivas davasında zaman aşımına 8 gün kaldı
Onlar Sivas'ta babalarını kaybeden iki genç kadın. Yıllardır davanın peşindeler.
05.03.2012 - 05:02
 
 
Kaynak: ensonhaber.com
 
Kendi acılarını yaşarken, başka acılara da tanıklık ettiler, onlara da omuz verdiler. Adalet diye haykırdılar ve 19 yıl sonra hâlâ adalete, hukuka inanmak istiyorlar...
DAVA 13 MART'TA
Vatan'dan Meltem Günay'ın haberine göre, Sivas'ta 35 kişinin yanarak hayatını kaybettiği katliamda, bulunup mahkemeye getirilemedikleri için dosyaları ana davadan ayrılan ve ayrı yargılanan 6 firari de ceza almadan kurtulacak. 13 Mart'taki duruşmada mahkeme heyeti, savcının talebine uyarsa 6 sanık zamanaşımından yararlanacak. Karar, dava sürerken firar eden 12 ana dava sanığının da kurtulmasının yolunu açacak. Yani kaçanlar kurtulmuş olacak.
ALTIOK'UN EŞİ İSYAN ETTİ
2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde babası şair Metin Altıok'u kaybeden Zeynep Altıok, 19 yılın sonunda sanıkların mahkemeye dahi çıkarılamadan serbest kalmasına isyan ediyor. 19 yılın çok uzun zaman olduğunu söyleyen Altıok, "Benim davanın başından beri umudum yoktu. Yargılananlar gerçek faailler değil... Onlara masum da demiyorum, böyle bir durumda sessiz, seyirci kalmak bile suçtur" dedi.
DEVLET 8 SAAT BOYUNCA İZLEDİ
Soruşturma iyi yapılmadığı için olayın perde arkasındaki isimlerin yargılanmadığını belirten Altıok şöyle konuştu: "Hangi örgütler tarafından planlandığı çok net aslında. Birçok kişiden hesap sorulmadı. O gün meydana çıkıp "Gazanız mubarek olsun" diyen belediye başkanından hesap sorulmadı. 8 saat boyunca devlet bu katliamı izledi. O zamanın yetkililerine hesap sorulmadı. Eli kanlı katillerin tutuksuz yargılanmaları ve kaçmalarına izin verildi. Onların yakalanacağına dair benim bir umudum yoktu."
EVLENDİLER, ASKERE GİTTİLER
Hakkında yakalama kararı çıkarılanların bilinçli bir şekilde bulunmadığını anlatın Altıok şöyle devam etti: "Vahit Kaplan, Polonya sınırında yakalandı, bizim yapamadığımızı yaptılar ama biz geri almadık. Yok evrak yetişmedi bahaneleri sıralandı. Kırmızı bültenle aranan sanıklardan biri Sivas'ta evlendi, biri ehliyet aldı, askere gitti. Mesela Şevket Erdoğan ve Hakan Karaca. Bunlar Sivas'ta evleniyorlar, düğün yapıyorlar hatta askere gidiyorlar ama yakalanamıyorlar. Karşımıza çok büyük çelişkiler yumağı çıkıyor. Cafer Erçakmak geçen yıl kızının evinde öldü. Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, cezaevindeyken sanıkları ziyaret etti, onların şartlarını iyileştirildi, sanık avukatları milletvekili ya da bakan oldu. Sivas katliamının önü alınsaydı sonraki bir çok suikastin de önlenebilirdi. 13 Mart'ta Ankara Adliyesi'nin önünde haksızlıklara karşı elele veren vicdanlı insanları bekliyoruz."
'ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GELECEKLER"
Şair Behçet Aysan'ın kızı edebiyatçı Eren Aysan olay sıraısnda 16 yaşında olduğunu belirterek şunları söyledi: "Genç kızlığa geçerken bir anda büyüdüm, ben babamın öldüğünü televizyondan öğrenerek büyüdüm. Bütün gün boyunca televizyondan takip ettik ölenlerin kimliğini sorgulamak için annemle bütün gün koşturduk. Sonra babamın muayenehanesine gittik ve televizyonda İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, 8 kişinin isimlerinin belli olduğunu söyledi. 4. isim babamdı. Yine de inanmadım sabaha kadar babamın kapının zilini çalmasını bekledim. 44 yaşında yakılarak öldürülen şair bir baba ve onun acısına dayanamayarak kansere yakalanan bir annenin çocuğuyum."
"Bu dava böyle bitmemeli. İnsanlık suçları zaman aşımına uğramamalı. Sivas bir sembol, zaman aşımına uğrarsa benzer davalar da zaman aşımına uğrayacak. Aydınlık ve yeni bir Türkiye için o gün herkesi oraya çağırıyoruz. Toplumsal Bellek Platformu olarak 'insanlık suçlarında zaman aşımı'nın kalkması için çalışıyoruz."
"KAÇANLAR KURTULDU"
"26 aile 26 Şubat'ta TBMM'ye gittik. Zaman aşımı kaldırılsın dedik. Taleplerimiz 17 kez reddedildi. Gerçekleşse Kemal Türkler davası da düşmeyecekti. Kaçanlar yurtdışında 'gösteri' yapma suçundan arandı. Bu zaten Avrupa'da suç değil. Vahit Kaynar yakalandı ama iadesi olmadı. Adalet Bakanı hiçbir şekilde devreye girmedi. Zaman aşımı uygulanırsa katiller ellerini kollarını sallaya sallaya gelecekler. Bunlar çok acı."
19 YIL NASIL GEÇTİ
33 kişi idama mahkum oldu
2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde 35 kişi yanarak hayatını kaybetti. 124 kişi hakkında 'laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma' suçlamasıyla dava açıldı. 16 Haziran 2000'de 33 sanık idam cezasına çarptırıldı. 2002'de idam cezası kaldırılınca ağır müebbet hapse çevrildi. 2005'te yeni kanundan yararlanıp tahliye olan sanıklardan 12'si yurt dışına kaçtı. Uluslararası arama emri çıkartıldı ama hiçbiri bulunamadı. Hiç yakalanamadıkları için dosyaları ayrılan 7 kişi (Cafer Erçakmak, Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca, Yılmaz Bağ ve Necmi Karaömeroğlu) için ayrı bir dava açıldı. Bunlardan Erçakmak geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti. İşte bu 6 sanık için zamanaşımı gündeme geldi.
Neden zaman aşımı
Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel, 21 Haziran 2011'de mahkemeye verdiği mütaalası şöyleydi: "Sanık Erçakmak, 765 sayılı TCK'nın 146/1, maddesinde yer alan 'Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçuyla yargılanıyor. Bu suça zaman aşımı süresi bulunmuyor. Ancak diğer sanıklar Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca, Yılmaz Bağ ve Necmi Karaömeroğlu 765 sayılı TCK'nın 146/3. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüse iştirak" suçu ile yargılanıyor. Bu suçların zaman aşımı 15 yıl. Bu yüzden 6 sanık hakkındaki davanın düşmesini talep ediyoruz."
 

 

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Mart 2012 00:52
 
Bu Alevilik Asimile Eder Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Salı, 27 Eylül 2011 08:46

Kitapta Alevilik tanımı yanlış

Aksam Gazetesi, 27.09.2011

 

CHP'li Aygün, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında Alevilik ve Bektaşilik'le ilgili yanlışlar olduğunu savundu. Aygün, 'Sayfa sayfa inceledim. Bu kadar hata masum gerekçelerle izah edilemez' dedi.

 

Ömür EMLİK / ANKARA
 CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Alevi Çalıştayları sonrası ilk ve ortaöğretimdeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında daha geniş şekilde yer alan Alevilik ve Bektaşilik konusunun, yanlışlarla dolu olduğunu söyledi. 4'ten, 12'nci sınıfa kadar kitapları inceleyen Aygün'ün itirazları şöyle:
 

DİPNOTLARDAKİ AYRINTI: Alevi Bektaşi kurum-kuruluş temsilcilerinden,  yol önderlerinden hiç birinin görüşüne atıfta bulunulmamış. İlahiyatçı kökenli isimler referans alınarak hazırlanmış. 
 

DAYATMACI YAKLAŞIM VAR: Cemevlerinin ibadethane olduğuna dair ifade yok. İbadet edilecek kadar düzenlenen bir mekan cemevidir. Musahiplikten rızalığa kadar birçok Alevilik ritüelinin yapıldığı yer cemevidir Bir inancın ibadet yerini yok saymak, 'ibadet yerin burası' diye dayatmak ifade özgürlüğüne aykırı.
 

TANIMI SIKINTILI: 7 ve 12'nci sınıf kitaplarında Alevilik, 'Hz. Ali'yi seven, sayan ona taraftar olan kişiye Alevi denir. Aleviler, Allah'ın birliğine inanan, Hz. Muhammed'i son peygamber olarak kabul eden, kutsal kitabı Kuran-ı Kerim olan Hz. Muhammed'i ve onun Ehl-i Beyti'ni seven Müslümanlardır' şeklinde tanımlanıyor. Aleviliğin ilkel komünal bir arka bahçesi vardır ve Aleviler kendini çok fazla tanımlamaz.
72 millete bir baktıklarını söyler. Kitaplarda Alevi olmayı Hz. Ali'yle sınırlayan düşünce Alevi öğretisine aykırıdır.
 

HZ. ALİ NEDEN YOK: Alevi cem ibadetlerinde 'Dört kitap Hak mı?' sorusuna verilen yanıt, 'Haktır'. Dört kitabın manasını bir gören Alevilerin tek kutsal kitabı Kuran-ı Kerim demek doğru değil. Hz. Ali'nin resmine yer vermemek de ciddi anlamda kuşkulandırıyor.
 

DÜŞÜNCE DEĞİL ÖĞRETİDİR: 12'nci sınıf kitabında 'Alevilik Bektaşilik düşüncesinin temel kaynaklarında namaz, zekat, oruç ve hac gibi ibadet konularına da yer verilir' deniyor. Belirtilmesi gereken Aleviliğin düşünce değil bir öğreti olduğudur. Öğretiden öte bir yoldur. Buyrukta 'Yol nedir?' sorusuna verilen yanıt 1. Şeriat, 2.Tarikat, 3. Marifet ve 4. Sırrı Hakikattir. Talip için tarikatta oruç yalandan ve kötü laftan uzak durmaktır. Zekat bencillikten uzaklaşmak, Hac ise Pirin, mürşidin cemalini görmektir. Yol içinde namaz yoktur, niyaz vardır ve niyaz Hakkadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Aralık 2011 17:07
Devamını oku...
 
12 Eylül Darbesi'nin 31. yıldönümü Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 12 Eylül 2011 20:57


12 Eylül Darbesi'nin bilançosu ve akıl almaz işkence yöntemleri...


Bugün 12 Eylül Darbesi'nin 31. yıldönümü.. 12 Eylül Darbesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri bir müdahale. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasasıtamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı.

Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü.12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı.
 
İşte bugün, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olan 12 Eylül Darbesi'nin 31. yıldönümü.

12 Eylül darbesinde sıkıyönetim mahkemesi hakimi olan Albay Hamdi Sevinç Bugün gazetesine o dönem karanlıkta kalan gerçeklerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Sevinç darbe nedeniyle hükmünü kaybeden mevcut anayasa çerçevesinde Necdet Adalı, Erdal Eren ve Mustafa Pehlivanoğlu için verilen idam kararının yanlış olduğunu söyledi.

12 Eylül darbesi sırasında göreviniz neydi?
12 Eylül 1980 Darbesi Kenan Evren'in Brüksel NATO toplantısından dönüşte, hava meydanında sivil kıyafetle yaptığı iç politika ve anarşiyle ilgili konuşması ile başlamış oluyordu. 28 Aralık 1978'de Kahramanmaraş olayları üzerine ilan edilen sıkıyönetim nedeniyle Ankara 1No'lu Askeri Mahkemesi'nde 6 hakimle göreve başladık. Her gün cereyan eden yasa dışı toplantı ve gösterilerden ötürü güvenlik güçlerince gözetime alınmış yüzlerce kişi, gözetimin son on beşinci günü komutanlığın tutuklama istemiyle getiriliyordu.
 
12 Eylül sürecinde başka hangi davalara baktınız?
Mahkememizde toplumca az çok bilinen duyulan Erdal Eren, Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu, İsa Armağan davaları karara bağlanmış. Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Halkevleri, Dev-Yol, Ülkü Ocakları ile ilgili tutuklama istemleri de değerlendirilmiştir.
 

 

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Aralık 2011 17:04
Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
mahzuni_serif.jpg
Zürich Anadolu Aleviliği Kültür Merkezi, Powered by Joomla! and designed by SiteGround web hosting